28 Mayıs 2013 Salı

23 Aralık 2012

Canım Oğluuuum, dün gece ilk defa kesintisiz olarak 7 saat uyudun. Gece 12 de yatırmıştık seni, sabah 7 'de kalktık, ben Şaziye'ye, o bana 'sen mi kalktın gece' diye sorduk, meğer kimse kalkmamış, sen sabaha kadar uyumuşsun, o kadar mutlu oldum ki.. Henüz 1,5 aylık bir bebek için inanılmaz bir şey bu. Umarım hep böyle devam edersin. İlk başta çok moralim bozulmuştu sütüm az, mama takviyesi yapıyoruz diye ama belki de bu sayede sen mamayla daha iyi doyduğun için daha güzel uyuyorsun ve ben de daha mutlu oluyorum. Üstelik baştan beri biberona alııştığın için, sonrasında süt iyice bitince mamayı reddetme gibi bir derdin de olmayacak. Evet evet sanırım her işte gerçekten bir hayır var :) Zaten artık, ülkemizde bu emzirme olayının fazla abartılıp, annelerin üzerinde gereksiz yere stres yaratıldığını düşünüyorum. Tabii ki bebekler için anne sütü en iyisi, en sağlıklısı ama yoksa da fazla büyütmemek lazım. Olduğu kadar emzirip, yetmediği yerde mamayla takviye etmenin de hiç bir sakıncası yok bence. Sadece süt verilecek diye bebeklerin aç kalmasını, annelerin kendini helak etmesini, aylarca bebeklerine yapışık yaşamalarını, açlıktan saat başı uyanan bebekleri yüzünden uyku yüzü görmeyip, sonunda sinirlerinin iyice yıpranmasını kesinlikle doğru bulmuyorum. (Üstelik işin ironik tarafı, hal böyle olunca süt daha da az oluyor, çünkü stres ve yorgunluk en büyük düşmanı ) Bence bir bebeğin gelişimi için mutlu, huzurlu bir ortam en az yedikleri kadar önemli. O yüzden ben, halimizden çok memnunum, meme de emiyorsun, mama da yiyiyorsun, güzel uyuyorsun, ben çok yorulmadığım, uykumu aldığım için gayet keyifliyim. Arada seni bırakıp, dışarı çıkıyorum, nefes alıyorum, emzirme saati geldi diye stres yapmama gerek kalmıyor. Döndüğümde çok daha keyifli oluyorum ve senle çok daha iyi vakit geçiriyorum. O yüzden de canım oğlum, sen çok mutlu bir bebeksin ve hep öyle olacaksın :)



23 Mayıs 2013 Perşembe

20 Aralık 2012

Canikom,

Seninle hayat hala zor ama bir o kadar da zevkli. Artık birbirimize iyice alıştık ve bir düzene girdik gibi. Gündüzleri hala fazla uyumuyorsun ve seni oyalamakta zorlanıyoruz ama akşam düzenimiz iyice oturdu artık. Saat 9-10 arası mutlaka banyo yaptırıyoruz sana. Suya bayılıyorsun, hiç çıkmak istemiyorsun, o yüzden de her banyonun sonu kabus oluyor, o kadar çok ağlıyorsun ki.. Ama sonrasında çok güzel uyuyorsun neyse ki. Şaziye'ye de iyice alıştın. Gece uyandığında mamanı o veya baban biberonla veriyor sana, böylece ben uyuyabiliyorum.Sadece bir ara süt sağmak için kalkıyorum, çünkü artık biraz rahatlamamla beraber sütüm de arttı. 6-7 saat boşaltmazsam taşıyor :) Hem böylece sana gün içinde verecek ekstra sütüm oluyor, hem de gece uyandığında iyice emmen için seni uyandırmaya çalışmamış oluyorum, hemen mamanı içip uyuyorsun tekrar rahat rahat. Üstelik mama, süte göre daha tok tuttuğundan daha uzun süre uyuyabiliyorsun.
Ha, bir de artık iyice gülüyorsun, doktor bile 'mutlu bebek' dedi senin için geçenlerde, çok sevindim. Hep böyle güleryüzlü ol, olur mu?














1 Mayıs 2013 Çarşamba

05 Aralık 2012

Sevgili Yaz,

Bir kaç günü kabus gibi geçirdikten sonra, aybaşı itibariyle yeni bakıcımız işe başladı. Çok tatlı, çok güleryüzlü bir kızcağız, şimdiye kadar hiç bebek bakmamış ama çok çabuk alışacağa benziyor. Bizim için en iyi tarafı mutlu, olumlu, pozitif bir insan olmasi çünkü etrafındakilerin enerjisi sana inanılmaz yansıyor. O yüzden şanslıyız. Ben de biraz rahatladım artık, o kadar ki dün gece ilk defa dışarı bile çıktım. Daha önce gündüz seni bıraktığım olmuştu ama gece hiç olmamıştı. Bir ara sen ağlayınca vazgeçip çıkmamaya karar verdim gerçi ama baban git diye ısrar etti. Çok da iyi oldu, gerçekten ihtiyacım varmış. Bir sürü arkadaşımı gördüm, muhabbet ettim, yeniden sosyalleşmenin tadını çıkardım. Tabii gene asıl sohpet konumuz sendin, kulakların çınlamıştır herhalde. Sanırım o yüzden uyuyamayıp ağlamısın gece 10 a kadar :((






 

15 Nisan 2013 Pazartesi

26 Kasım 2012

Oğlum, son günlerde feci daralmış durumdayım. Evdeki yardımcımızın, misafirlerin çantalarından para çaldığını öğrenip, işten çıkarttık ve kaldık senle başbaşa. Sabah 7' den, baban uyanana, yani 3'e kadar bana kök söktürüyorsun. Ne yüzümü yıkayabiliyorum, ne birşey yiyebiliyorum, hatta çoğu zaman tuvalete bile gidemiyorum, bıraktığım an çığlık çığlığa ağlıyorsun. Hal böyle olunca benim de sinirlerim dayanmıyor ve sık sık ağlama krizlerine giriyorum, umarım hissetmiyorsundur. Herkes bana sütüm artsın diye 'rahat ol, stres yapma' diyor ama mümkün değil. Stres olmamam gerektiği için daha fazla stres oluyorum aksine. Bir yandan okuduğum kitaplardaki düzei bir türlü kuramadığım için geriliyorum, bir yandan sütüm az olduğu için. Bütün bunların yanında, evden çıkamamak, sabahtan akşama kadar aynı şeyleri yapmak, uykusuzluk hiç bana göre değil. Bazen eski hayatımı çok özlüyorum, hissediyorsan, n'olur kızma bana. Bu demek değil ki seni sevmiyorum ya da istemiyorum. Sadece çok zor bir dönem bu benim için de, senin için de.. Bir an önce geçmesini istiyorum. Geçsin bu karanlık günler ve yaz gelsin, hadi, lütfen, lütfen...






9 Nisan 2013 Salı

23 Kasım 2012

Canım Oğlum,

Hastaneden sonraki ilk günler hiç geçmeyecek gibi gelmişti bana ama bak bir haftayı daha devirmişiz :)
Oradayken herşey çok rahattı ancak eve geldiğimiz ilk gece çok zor geçti. Bütün gece ağladın, susturamadık seni bir türlü. Geri dönmek istedim resmen. Ben zaten çok paniktim, neyse ki baban daha sakindi, durumu idare etti. Sabaha kadar habire hemşireleri, doktorları aradık durduk. En son sabah 6 da senin aç olduğuna karar verdik. Baban gidip mama aldı, mamayı içtin ve sustun. Meğer gerçekten benim sütüm çok azmış ve sen açlıktan ölüyormuşsun. Bu, benim için çok moral bozucu oldu tabii. Hiç düşünmemiştim sana ilk 6 aydan önce anne sütü harici birşey yedirmeyi. Neyse, yapacak birşey yok, o gün bugündür, mama takviyesiyle devam ediyoruz hayatımıza. Bir yandan da sütümü arttırmaya çalışıyoruz habire. Neyse ki memeden umudunu kesmedin, hala güzel emiyorsun. Insallah yakında sana yetecek kadar sütüm olur da mamalara ihtiyacımız kalmaz.

Onun dışında genel olarak iyi bir bebeksin, çok fazla gaz sorunun yok çok şükür. Sadece uykuya dalmakta biraz zorlanıyorsun, tıpkı baban gibi, bir türlü derin uykuya geçemiyorsun. Umarım bu, sadece bebeklikten kaynaklıdır ve zamanla değişir. Neyse ki uyuduğun zaman iyi uyuyorsun. Şimdiden geceleri 3-4 saat kesintisiz uyumaya başladın. Ben de böylece dinlenebiliyorum geceleri artık. O ilk günlerin gerginliğini üzerimden atmaya başladım, şimdi çok daha iyiyim. Dışarı bile çıktım hatta. 4 saat seni bırakıp Istinye Park'a gittim bu hafta, o kadar iyi geldi ki anlatamam. İnşallah bana kızmamışsındır bunun için ama eminim ilerde anlayacaksın. O kadar zor ki bizim gibi özgürlüğüne düşkün insanlar için, küçücük bir bebeğe yapışık bir şekilde eve kapanmak. Zaten ben sürekli senle konuşup herşeyi, bütün hislerimi anlatıyorum sana, tam anlamasan da eminim hissediyorsundur.

Bu arada seninle de çıktık sokağa 3-4 kere, yürüyüş yaptık birlikte, çok hoşuma gitti. Genelde uyuyorsun ana kucağında ve arabada- ki buna çok memnunum. Gezmeyi, dışarı çıkmayı çok sevdiğim için dışarda huysuzlanan bir bebeğim olsaydı durumum vahim olurdu. Artık hergün dışarı çıkarmayı düşünüyorum seni, karda kışta bile. Hem böylece soğuğa alışırsın, fazla hasta olmazsın ilerde.

İşte böyle bebeğim, ilk günlerimiz böyle geçiyor. Bir an evvel seninle oynamak, gülücüklerini görmek için sabırsızlanıyorum. Hadi bir an önce geçsin şu zor dönemler...














8 Nisan 2013 Pazartesi

15 Kasım 2012


Sevgili Yaz,

Tam bir haftadır bizimlesin ama ben ancak kendime gelip de yazabiliyorum.
Doğumun çok rahat geçti, hiç zorlanmadık çok şükür. Doktorumuz Bülent Bey, gerçekten çok iyiydi. Beni uyutmadılar, belden aşağımı epiduralle uyuşturdular sadece, böylece herşeyi hissettim. Karnıma bastırdıklarını, senin çıkışını, sonra hemen akabinde gelen ilk çığlığını.. Normal doğumdaki kadar olmasa da çok güzel bir duyguydu. Sonra seni hemen yanıma getirdiler, öptüm, kokladım ve 'merhaba' dedim sana. O an çok ağlayacağımı düşünmüştüm ama sanırım ameliyat gerginliğinden (o sırada bir yandan karnımı diktiklerini düşünürsek, çok da anormal değil :) ) pek öyle olmadı, biraz gözlerim doldu sadece.

Sonra odaya geldik ve seni yıkanmış, temizlenmiş bir halde kucağıma verdiler, ilk emzirme için. Bu konuda çok başarılıydın, ilk seferde hemen becerdin ve güzel bir uyum yakaladık, hala da öyle gidiyor çok şükür.
İki gece hastanede kaldık, çok gelen gidenimiz oldu, yavaş yavaş birbirimize alışmaya başladık. Gerçi ben sürekli sana bakıp, inanamayarak 'bu benim oğlum mu' diye düşünüyordum ama olsun, o duygu hala geçmedi zaten, hala inanamıyorum benim olduğuna :) Ha, unutmadan en çok tipini merak ediyordum ya senin, ilk gördüğümde bayıldım sana. Hep beyaz olmanı istemiştim ve de tombul.. Tam istediğim gibiydin, pembe beyaz ten, pufidk yanaklar.. Herkes senin çok güzel bir bebek olduğunu söyledi. Halbuki yeni doğanlar çirkin olur ya genelde. Gerçi şu anda tipin bayağı değişti ilk güne nazaran, sanki gitgide babana benziyorsun. İlk anda dikkatimi çekmişti gözünün altındaki torbalar 'ödem' demişlerdi hastanede ama hala duruyorlar, tıpkı babanınkiler gibi. Ayrıca bir de ensende aynı babanınkine benzer bir doğum leken var. Hatta o kadar aynı ki, 'DNA testine gerek kalmadı' diye espri yaptık aramızda :)  Neyse, bari gözlerinin rengini benden almış olsan çok sevineceğim. Bakalım, daha çok var tipinin oturmasına, merakla bekliyorum.

Burada kesmek zorundayım, ağlamaya başladın gene, n'olur çok uzatma olur mu :)

O kadar çok doğum fotoğrafın var ki, hepsini koyamadım, sana sonra gösteririm diğerlerini :)


1 Nisan 2013 Pazartesi

7 Kasım 2012

Canım Oğlum,
Bir hafta daha gecti ve geldik son gune! Heyecan dorukta. Yarın sabah 6.30 da kalkıp hastaneye gidecegiz ve 8 de ameliyathaneye alacaklar bizi. Yani tam 22 saat sonra (Su an 10.30) seni kucagıma almış olacağım hayırlısıyla. İnanamıyorum! Ben nasıl hamile kaldım, 9 ay nasıl geçti.. Şaka gibi geliyor hala, çok komik.. Seni bir göreyim, o zaman anlayacağım işin ciddiyetini galiba :) Gerçi ben istemiyorum anlamak, hep böyle sorunsuz, kolay, eğlenceli, mutlu geçsin bütün hayatımız, tıpkı benim hamileliğim gibi, ciddiyete gerek yok :))
Bu arada ölücem tabii meraktan, nasıl birşeysin, kime benziyorsun diye. Ahmet'in abilerini düşünürsek, esmer olma ihtimalin de var ama ben beyaz tenli olmanı istiyorum. Bayılıyorum, tombik, bembeyaz bebeklere. Tabii bir de gözlerin bana benzerse tadından yenmez :) Neyse, 22 saat sonra göreceğiz inşallah.

Geçen pazar sana 'baby shower' yaptık evde kızlarla. Çok eğlenceli geçti, bir sürü hediyen oldu daha doğmadan. Nike botların bile var, görünce bayılacaksın :) Ayrıca evde bana yardımcı, gerektğinde de seninle ilgilenecek ablan da işe başladı geçen hafta, ben çok sevdim onu, inşallah sen de seveceksin.
Hadi artık gel, bekliyoruz seni..




 Bak bu da Aslı teyzenin kendi elleriyle yaptığ  'bez pastası'. Ne tatlı değil mi? Daha çok fotoğraf görmek istersen gene buraya bakabilirsin