Benim tombiş yanaklı oğlum,
Evet, öylesin resmen, bugün gördük :) Geniş alınlı, tombul yanaklı, koca gözlü ve minik çenelisin. Sanırım bana benzeyeceksin bu halinle. Bu işe baban biraz bozulmuş olabilir, o andan beri biraz huysuz:) ama ben çok mutluyum, o kadar tatlısın ki şimdiden, doğunca nasıl olacaksın tahmin bile edemiyorum.
Tabii en önemlisi herşeyin yolunda olması. Şu an 29,5 haftalıksın, 1 kilo 450 gram olmuşsun ve herşeyin tam da olması gerektiği gibi. Şimdiye kadar beni hiç üzmedin, bundan sonra da üzmeyip tam vaktinde, kolaycacık geleceksin biliyorum. Şu an kafan yukarıda duruyorsun hala, doğuma yakın ters dönmeyi unutma olur mu, sezeryan olmayı hiç istemiyorum.
21 Şubat 2013 Perşembe
19 Şubat 2013 Salı
25 Ağustos 2012
Minik bebeğim, tatilimiz bitti, eve döndük. Herşey o kadar güzeldi ki, keşke sen de hatırlayabilecek olsan ama eminim hissetmişsindir zaten :) Babanla galiba en güzel tatilimizdi bu. Hiç kavga etmedik -ki bu bizim gibi inatçı iki akrep için çok nadirdir :) - çok eğlendik, hem başbaşa vakit geçiridk, hem ailelerimizle ve arkadaşlarımızla birlikte olduk, süperdi süper! Gerçi eğlenme olayını biraz abartıp, seni rahatsız etmiş olabilirim ufaktan ama sen alışıksın şimdiden yüksek sesli müzik ve dans eden annene, öyle değil mi? Tatil bu kadar güzel olmasına rağmen, babanla aramız o kadar iyi ki, döndüğümüze üzülmedim bile. Niye üzüleyim ki, bir sürü heyecan var hayatımda, bir kere haftaya doktor kontrolümüz var, seni göreceğiz.Artık iyice büyüdün, tipin biraz da olsa ortaya çıkmıştır herhalde. Sonra senin için alışveriş yapmaya başlayacağız, odanı hazırlayacağız, hepsi çok zevkli. Ve sonra sen geleceksin, hep birlikte çok mutlu olacağız. Zaten biz şimdiden öyleyiz. Babanı o kadar çok değiştirdin ki anlatamam. Karamsar, genelde bunalım ve ağırkanlı biriyken, şimdi gayet olumlu, keyifli ve enerjik. Aslında bu işe biraz bozuluyorum ben itiraf edeyim. 10 senedir benim beceremediğimi, 7 aylık sen yaptın diye :)) Neyse, aman lütfen devam et, böyle gayet iyiyiz.
Ayrıa sözümü dinleyip, sağ siyatik sinirimi rahat bıraktığın için de sana teşekkür ederim. Bütün ağrılarım geçti, gene harika hissediyorum ve seni çoooooook seviyorum.
Tatilimizle ilgili bir sürü fotoğraf ve post var blogda, istersen buradan, buradan, buradan, buradan, buradan ve buradan bakabilirsin ama ben senin için bir kaç fotoğraf koyuyorum gene de.
Ayrıa sözümü dinleyip, sağ siyatik sinirimi rahat bıraktığın için de sana teşekkür ederim. Bütün ağrılarım geçti, gene harika hissediyorum ve seni çoooooook seviyorum.
Tatilimizle ilgili bir sürü fotoğraf ve post var blogda, istersen buradan, buradan, buradan, buradan, buradan ve buradan bakabilirsin ama ben senin için bir kaç fotoğraf koyuyorum gene de.
14 Şubat 2013 Perşembe
10 Ağustos 2012
Sevgili Yaz,
Bir aydır İstanbul'dayız. Havalar feci sıcak, tabii bana extra sıcak geliyor sayende. Onun dışında herşey yolunda. İki hafta önce kontrole gittik. Sen gayet iyisin, iyice alıştın galiba oraya, rahatın yerinde. Hatta ultrasonda seni incelerken, bize hareket bile çektin. Babanın çok hoşuna gitti tabii, fırlama oğlum diye tweet bile attı hemen :)
Artık senin hareketlerini hissediyorum ya, ne kadar hareketli olduğunu da hissediyorum tabii.. Hiç durmuyorsun resmen, şu anda yerin de bol, fıldır fıldır dönüyorsun sanki içerde. Sanırım biraz yaramaz olacaksın, yandık :) Artık baban da hissetmeye başladı tekmelerini falan, çok hoşuna gidiyor.
Bu ayı genel olarak çok güzel geçirdim, hiç kilo da almadım. Dikkat ediyorum ya, sadece 1 kilo almışım. Böyle giderse, 14-15 kiloyla bitireceğiz herhalde bu işi. Bundan sonra sadece sen büyü, sen kilo al olur mu? Bana bu kadar yeter :) Şaka maka 27. haftaya girdik, yani tam 6,5 aydır birlikteyiz ve herşey yolunda giderse 13 hafta sonra kavuşacağız! Kavuşmak demeyelim aslında, seni göreceğiz diyelim, öyle merak ediyorum ki, nasıl olduğunu, neye benzediğini..
Bu arada bize gerçekten şans getirdin şimdiden. Babanın işleri açıldı, yeni işler gelmeye başladı. O kadar keyfi yerinde ki, seneler sonra ilk defa birlikte tatile gidiyoruz. Hep ya onun işi olmuştu ya da para sıkıntımız vardı, benim aile tatillerim dışında tatil yapamamıştık. Şimdi, önümüzdeki hafta önce Çeşme, sonra Bodrum'a gidiyoruz birlikte, çok heyecanlıyım. Aramız da çok iyi babanla, eminim çok güzel geçecek bu tatil.
Canım oğlum, bize, ilişkimize, hayatımıza şimdiden çok iyi geldin, seni daha tanımadan çok seviyoruz. Ha, geçenlerde dedenden bir mail geldi 'bebek kısmetiyle gelirmiş' diye. Bodrum'da bir koyda demirdeyken, yüze yüze tekneye bir simit gelmiş. O kadar da sevimli birşey ki hemen alıp, fotoğrafını çekip göndermiş. Seneye simidin hazır yani, ona göre :)
Not : 1 haftadır sağ tarafımda siyatik ağrısı başladı. O tarafa yattığın için, siyatik sinirime baskı yapıyormuşsun. Rica etsem, biraz ortaya doğru gelir misin lütfen ?
Bak işte simidin bu, hazır seni bekliyor ;
Bu da bize hareket çektiğin fotoğraf :)
6 Şubat 2013 Çarşamba
06 Temmuz 2012
Canım Oğlum,
Bodrum'dan dün gece geldik. Şimdiye kadar bu tatil dönüşleri çok zor olmuştur benim için ama bu sefer öyle olmadı. Evimizi, babanı öyle özledim ki, koştura koştura döndüm. Bu işte senin parmağın var sanırım :) Artık gerçek bir aile olduğumuz için mi, hormonların etkisi mi bilmiyorum ama babanı daha bir seviyorum şimdi sanki.. Her ikisinin de sebebi sensin tabii.
Bodrum'da çok keyifli vakit geçiridk birlikte. Bol bol yüzdük (hergün 1 saat), bol bol yedik, gece çıktık, müzik dinledik, dansettik. Ve sen orada bana ilk tekmeni attın! İlk önce anlayamadım, sanki çarpıntı gibi geldi, çok mu yedim acaba falan diye düşündüm ama bir hafta kadar önce artık iyice hissetmeye başladım hareketlerini. İnanılmaz güzel bir duygu bu. Artık sadece orada olduğunu bildiğim bir varlık değilsin benim için, seni hissediyorum. Hem de anladığım kadarıyla bayağı hareketlisin :) Sanırım bu konuda bana çekmişsin. Buna da ayrıca seviniyorum, baban gibi ağırkanlı olsaydın, ikinize birden dayanabilir miydim bilmiyorum, heh heh :) Bu arada gördüm ki, deden de iyice havaya girmiş, heyecanla seni bekliyor. Aslında çok çocuk seven biri değildir, şimdiden uyarayım seni, fazla tahammül edemez çocuklara. O yüzden onun yanında özellikle uslu durmalısın. Gene de, teknede senin için ne gibi düzenlemeler yapacağını planlamaya başlamış bile.. Seneye sen 6 aylıkken beraber gittiğimizde, nerede yatacağını, seni denize sokmak için suyu sıcak olan hangi koylara gideceğimizi falan biliyoruz yani şimdiden :) Bunları düşününce öyle heyecanlanıyorum ki, eminim çok eğleneceğiz birlikte. Sana yelken yapmayı, yüzmeyi, dalmayı öğreteceğiz. Böylece deden yaşlandığında, onun yerine sen bizi gezdireceksin artık.
Biz Bodrum'dayken, amcamlar da geldiler 3-4 günlüğüne. İsminin Yaz olması konusunda pek olumlu davranmadılar. Senin ilerde ismin yüzünden alay konusu olacağını ve bü yüzden bizden nefret edeceğini düşünüyor amcam ve klasik bir isim koymamızda ısrar ediyor. Ama ben öyle düşünmüyorum, bence isimler de diğer herşey gibi evrimleşiyor, değişiyor. Bugün nasıl babaannelerimizin, dedelerimizin isimlerini koymuyorsak çocuklarımıza, yarın da bizim isimlerimiz demode olacak, yeni isimler bulunacak. İşte Yaz da onlardan biri.. Eminim sen de seveceksin ismini. Hem kim sevmez ki 'Yaz'ı, değil mi ama...
Al bakalım sana bir kaç Bodrum fotoğrafı, daha fazlası için bloğa bakabilirsin.
Bodrum'dan dün gece geldik. Şimdiye kadar bu tatil dönüşleri çok zor olmuştur benim için ama bu sefer öyle olmadı. Evimizi, babanı öyle özledim ki, koştura koştura döndüm. Bu işte senin parmağın var sanırım :) Artık gerçek bir aile olduğumuz için mi, hormonların etkisi mi bilmiyorum ama babanı daha bir seviyorum şimdi sanki.. Her ikisinin de sebebi sensin tabii.
Bodrum'da çok keyifli vakit geçiridk birlikte. Bol bol yüzdük (hergün 1 saat), bol bol yedik, gece çıktık, müzik dinledik, dansettik. Ve sen orada bana ilk tekmeni attın! İlk önce anlayamadım, sanki çarpıntı gibi geldi, çok mu yedim acaba falan diye düşündüm ama bir hafta kadar önce artık iyice hissetmeye başladım hareketlerini. İnanılmaz güzel bir duygu bu. Artık sadece orada olduğunu bildiğim bir varlık değilsin benim için, seni hissediyorum. Hem de anladığım kadarıyla bayağı hareketlisin :) Sanırım bu konuda bana çekmişsin. Buna da ayrıca seviniyorum, baban gibi ağırkanlı olsaydın, ikinize birden dayanabilir miydim bilmiyorum, heh heh :) Bu arada gördüm ki, deden de iyice havaya girmiş, heyecanla seni bekliyor. Aslında çok çocuk seven biri değildir, şimdiden uyarayım seni, fazla tahammül edemez çocuklara. O yüzden onun yanında özellikle uslu durmalısın. Gene de, teknede senin için ne gibi düzenlemeler yapacağını planlamaya başlamış bile.. Seneye sen 6 aylıkken beraber gittiğimizde, nerede yatacağını, seni denize sokmak için suyu sıcak olan hangi koylara gideceğimizi falan biliyoruz yani şimdiden :) Bunları düşününce öyle heyecanlanıyorum ki, eminim çok eğleneceğiz birlikte. Sana yelken yapmayı, yüzmeyi, dalmayı öğreteceğiz. Böylece deden yaşlandığında, onun yerine sen bizi gezdireceksin artık.
Biz Bodrum'dayken, amcamlar da geldiler 3-4 günlüğüne. İsminin Yaz olması konusunda pek olumlu davranmadılar. Senin ilerde ismin yüzünden alay konusu olacağını ve bü yüzden bizden nefret edeceğini düşünüyor amcam ve klasik bir isim koymamızda ısrar ediyor. Ama ben öyle düşünmüyorum, bence isimler de diğer herşey gibi evrimleşiyor, değişiyor. Bugün nasıl babaannelerimizin, dedelerimizin isimlerini koymuyorsak çocuklarımıza, yarın da bizim isimlerimiz demode olacak, yeni isimler bulunacak. İşte Yaz da onlardan biri.. Eminim sen de seveceksin ismini. Hem kim sevmez ki 'Yaz'ı, değil mi ama...
Al bakalım sana bir kaç Bodrum fotoğrafı, daha fazlası için bloğa bakabilirsin.
25 Ocak 2013 Cuma
20 Haziran 2012
İşte şu an tam böyle görünüyorum; tekneye gitmeden Ataköy'de amcamın teknede geçirdiğimiz bir haftasonundan iki fotoğraf. Daha fazla fotoğraf için buraya bakabilirsin.
Bak işte bu da dedenin teknesi, buna gidiyoruz seninle
13 Haziran 2012
Böyle kararsız bir anne baban olursa olacağı budur işte!! Bugün baban bir isim daha buldu ve bu, sanırım İz'den bile daha güzel; YAZ! Ben hep denizle, doğayla ilgili bir isim istiyorum demiştim ya hani, deniz, güneş, yelken hepsini içinde barındırıyor Yaz. Ayrıca benim de, babanın da en sevdiği mevsim. Bir de üstüne baban yazar olduğu için, onun açısından da anlamlı. Galiba ismini bulduk, ne dersin? Neyse, gene de belli olmaz bizim sağımız solumuz, kesin konuşmayalım...
Bu arada bugün gene rutin kontrol için doktora gittik. Şu an tam 18 haftalıksın, kilon 230 gr ve boyun da 20 cm. Bir çok açıdan seni görüp, fotoğraflarını aldık gene. Kığır kıpırdın. Galiba sen de annen gibi hareketli olacaksın. Ben de hala 60 kiloyum, bu hafta iyi gittim, kilo almadım. Bundan sonra her ay 1,5 kiloda kalabilirsem 12-13 kilo fazlalıkla bitiririm hamileliği. Hadi bakalım, inşallah..
Bu arada bugün gene rutin kontrol için doktora gittik. Şu an tam 18 haftalıksın, kilon 230 gr ve boyun da 20 cm. Bir çok açıdan seni görüp, fotoğraflarını aldık gene. Kığır kıpırdın. Galiba sen de annen gibi hareketli olacaksın. Ben de hala 60 kiloyum, bu hafta iyi gittim, kilo almadım. Bundan sonra her ay 1,5 kiloda kalabilirsem 12-13 kilo fazlalıkla bitiririm hamileliği. Hadi bakalım, inşallah..
24 Ocak 2013 Perşembe
10 Haziran 2012
Canım oğlum,
Amniyo sonrası ilk 4 günü de sağ salim atlattık çok şükür, artık bundan sonra bize hiçbir şey olmaz. Tam sonucları 15 gün sonra alacağız ama zaten sorun yok, ben biliyorum. Şimdi senin erkek olduğunu öğrendik ya, habire isim düşünüyoruz. Sürekli seninle konuşuyoruz ama nasıl hitap edeceğimizi bilmiyoruz. Ben 'oğluşum' diyorum, baban kızıyor, o 'mandrake' veya 'p.ç kurusu' diyor, ben kızıyorum :) En iyisi bir an önce ismine karar verip, öyle hitap etmek. Ben hep doğa, deniz ve yelkenle ilgili bir isim koymak istedim çocuğuma, hatta Derya olsun dedim, sonra vazgeçtim. Bir ara özgür anlamına gelen Ari koyalım dedik, ondan da vazgeçtik. Ben Tan veya Doruk diyorum, baban da Ozan (tabii kendisi yazar ya, habire o tarz isimler bulmaya çalışıyor.) Sonra biraz daha özgün, herkeste olmayan bir isim koyalım dedik ve İz'de karar kıldık. İz Saaçioğlu bana çok artistik, çok cool geldi. Üstelik anlamı da çok güzel. Bizim hayatımızda bırakacağın kesin ama herkesin hayatında, hatta ardında derin bir iz bırakmanı dileyerek, kesin olmasa da, bundan sonra sana İz diyeceğim.
Amniyo sonrası ilk 4 günü de sağ salim atlattık çok şükür, artık bundan sonra bize hiçbir şey olmaz. Tam sonucları 15 gün sonra alacağız ama zaten sorun yok, ben biliyorum. Şimdi senin erkek olduğunu öğrendik ya, habire isim düşünüyoruz. Sürekli seninle konuşuyoruz ama nasıl hitap edeceğimizi bilmiyoruz. Ben 'oğluşum' diyorum, baban kızıyor, o 'mandrake' veya 'p.ç kurusu' diyor, ben kızıyorum :) En iyisi bir an önce ismine karar verip, öyle hitap etmek. Ben hep doğa, deniz ve yelkenle ilgili bir isim koymak istedim çocuğuma, hatta Derya olsun dedim, sonra vazgeçtim. Bir ara özgür anlamına gelen Ari koyalım dedik, ondan da vazgeçtik. Ben Tan veya Doruk diyorum, baban da Ozan (tabii kendisi yazar ya, habire o tarz isimler bulmaya çalışıyor.) Sonra biraz daha özgün, herkeste olmayan bir isim koyalım dedik ve İz'de karar kıldık. İz Saaçioğlu bana çok artistik, çok cool geldi. Üstelik anlamı da çok güzel. Bizim hayatımızda bırakacağın kesin ama herkesin hayatında, hatta ardında derin bir iz bırakmanı dileyerek, kesin olmasa da, bundan sonra sana İz diyeceğim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









